İş arayışı…
Şirketimizin dolandırılmasından ve sonrasında iflasından sonra, belirli firmalarla çalıştım bunların arasında ün yapmışları yapmamışları mevcuttu. Kimisi devletle çalışıyor kimisi özelle.
Hepsi çeşitli yapılardaydı ama hiç birinin başında gerçekten bilinçli bir yönetici yoktu. Bilişim firması olmayanlar ne istediğini bilmiyor du ? Hatta bazı bilişim firmalarının sahipleri veya yöneticileri yaptıkları işlerin genelinden bir haberdardılar.
Bir projenin geliştirimi esnasında hangi süreçlerin olması gerektiği bunların nelere yardımcı olduğu hakkında kimse bir şey bilmiyordu. Bu da gerçekten üzücü bir durum... Bu yüzdendir ki ilk çalıştığım şirketi gerçekten özlüyorum.
Neyse,
Şu an iş arıyorum, firmanın ne yaptığını bilmesini istiyorum. Hangi projelendirme, güvenlik ve kendi iç argesine önem vermesini istiyorum
Kısacası bilişim sektörü veya ajans olsun fark etmez. Kendi ihtiyaçlarını iyi analiz edebilmesini getirilen önerileri dikkatlicene yorumlayabilmesini istiyorum. Söylendikten 1 sene sonra ana benim buna ihtiyacım varmış diyip bu konu üzerine yoğunlaşmasını değil. bknz workattack.net veya shiftdelete.net gibi her ay eleman değiştiren bir şirket istemiyorum. İşine özenen bir şirket istiyorum. Apple gibi temiz ama zekice düşünmüş ürünler üretsin istiyorum.
Elemanını iyi seçsin istiyorum, güzelcene teste tabi tutsun ve yapabilitesini iyi belirleyebilip ondan yapamayacağı veya uzmanlık alanı olmayan işler istemesin istiyorum. Sen 2 dk uğraş çözersin desin istemiyorum gerçekten o işi yapmasını istiyorsa eğitimini sağlasın istiyorum.
Ne yaptığını bilsin istiyorum, işinin ihtiyaclarını bilsin. İleri görüşlü olsun geleceği ve ihtiyaçları tahmin edebilsin. O an geldiğinde zaten hazır yapılmışı var diyebilmeyi istesin istiyorum.
Kendini beğenmiş olsun istiyorum firma olarak. En iyiyinin ve en güzelin vakit bağımsız yapılabileceğini bilsin istiyorum.
Kısacası iş arıyorum.
Ayrıca aklıma gelmişken dünyanın işini istiyince maaşında ona göre olması gerektiğini bilsin istiyorum.
nasıl görebilir sin ki ?
Ölüm, sen ne güzel şeysin…
Bir çok insanın aksine beni heyecanlandıran, merakla beklediğim bir şey ölüm. İnsanların iki yüzlüğü ve duygusallıklarından dolayı yaptıkları hatalardan dolayı sıkıldığım bu güzel yaşamda... Herhalde yaşamayı beklediğim en güzel şey olsa gerek. Sonsuz dipsiz karanlık bir bir çukur içerisinde sessizce sürekli süzülmek.
Sessizlik, otobüs ve arabaların gürültüsü yok, kuşların, köpek havlaması veya kedi miyavlaması... Televizyondan gelen gürültü, müzik yok... Gitar, davul, veya cello, o güzel keman sesi yok. Hiç bir şey yok sadece sessizlik var. Duygular yok... Hisler yok... Hiç bir şeyin olmadığı bir hayat...
Çok sevdiğim bir şarkının son mısralarından
Behold the pain and sorrow of the world,
dream of a place away from this nightmare.
Give us love and unity, under the heart of night.
O Death, come near us, and give us life!
I this world of pain I am better of dead!
Give me love, or give me... death!
O Death, come near me!
I have summoned you!
o kadar güzel anlatmış ki... O kadar güzel söylenmiş ki
Sabır Erdemdir demişler
Geçmiş yaşamım içerisinde sabrın ne kadar önemli olduğunu güzel bir şekilde öğrendim. Bu konuda gerçekten çaba sarf edip Düşüncelerimi ve hislerimi sabrımla birlikte nasıl azme çevireceğim konusunda kendimi geliştirmeye çalıştım.
Büyük çaplı projeler, uzun ve zorlu yolculuklar... Bir çok sıkıntının içerisinden nasıl çıkacağım konusunda olduğunca dikkatli ve sabırlı oldum.
Ama tabi her insan gibi benimde sabrımı zorladığım yerler var yok değil mesela şu an beklemek zorunda olduğum şey... Sonu gelip mutlu olup olmayacağı belirsiz bir şey. Hayatımda gördüğüm tek ağır kabus karanlık bir çukur da düşmek idi ve sanki ben şu an o çukurda düşüyorum. Sabırla ve sessiz çığlıklar atarak bekliyorum.
Bakalım, yıllar geçse de ömrümün son nefesine de denk gelse sabırla beklemeye devam... Her şeye rağmen yaşamaya da devam.
Bu düşünce bile insanı hayatta tutmaya yeter. Varlığı yanımda olmasa bile düşüncesini sevmek bile yeter.
Temel sorun aile !
anne ve babalarımız, her ne kdr istemeseler de aslında büyük travmatik etkile yaratırlar üzerimizde . . . isteyerek yapmasalar da. . . - asli subasi
kesinlikle..kabul etmeseler de öyle maalesef. - cihançelik
hehehe
duygusallık - You (edit | delete)
Evet! Şu an onlarda uzakta bambaşka şehir de çok da istemediğim bir hayat yaşamamın tam anlamı ile sebebi onlar. Yarattıkları bu sonucu kabullenmemek için direnenlerde onlar... Ama onlar olmayınca yarım kaldığım, hüzünlendiğim, özlediğim de... Ailem. - Soledad
Aileler duygusal yaşamın temel yapı taşlarından birisidir. Aynı duruma geldiğiniz de nasıl davranacağınızı bir düşünün ailem bana bunu yapmıştı ben çocuğuma yapmayacağım. Şeklinde bir düşünce tarzı tamamen yanlıştır. Çünkü, duygusal bir yaklaşım sergiler. Kişi düşünceleri içerisinde gerçekçi davranmak zorundadır. Çocuğuna karşı. - You (edit | delete)
Sosyal düzen içerisinde çocuğunu korumak ister, jenerasyon farkı'ndan dolayı yaşanan sorunların yanı sıra çocuğun iyi eğitimli olması için harcanan paralar ve benzeri şeyler aslında boşadır. Zaten hali hazırdaki eğitim düzeninde öğretim bile hatalı yapılırken (ezberci) eğitim nasıl verilecek. Eğitim'i ailenin kendisi zaten 0-7 yaş arasında temellerini atarken net bir şekilde oturtamadığı kendini sevme, kendine saygı duyma ve özgüven yetilerini pekiştiremediklerini 15 yaşından sonra çocuğuna aşılamaya çalışırsa - You (edit | delete)
Biliyorum. Bir gün gelecek anlayacağım onları... - Soledad
Kişisel benliğini arayan bireyselliğini ortaya koymaya çalışan genç bir birey tarafından ters karşılanacak ve bu sefer aile içi huzursuzluklar ortaya çıkacaktır ilerleyen zamanlarda ise bu toplumun daha da duygusal ve sorunlu bir bakış açısına sahip olmasına sebep olacak ve kişilerin mutlu ve huzurlu olabilmeleri için ailelerinde bulamadıklarını başkalarında aramaları gibi bir durum ortaya çıkacaktır - You (edit | delete
)Belirli bir yaşa gelmiş bireyler olarak bilinçli davranışa sahip çok az insan mevcut, duygusallığı ile sosyalliğini ayırabilmiş insan sayısı gerçekten az, hemen birileriyle paylaşma ihtiyacı gütmekteler. Bu da dışarıya karşı gerçekten mutlu gözüken insanların zararsız gördükleri bir insana ne kadar çabuk içlerini açabildiklerini ve savunmasız kalabileceklerini gösteren bir durum. Aile o yüzden bütün sorunların temelini oluşturur çünkü her şey onda başlar. - You (edit | delete)
Aile'yi bireyler, Aile ise yeni bireyleri dünyaya getiriyorsa çok güzel bir kısır döngümüz mevcut. Bir söz vardır. Dediğimi yap, yaptığımı yapma. Bu nokta da bilinçli davranıp etrafımızda ki kişileri uyarabiliriz. Kısmet tabi ... Neyse gene cenem düştü... - You (edit | delete)
Hakkı Alkan ve shiftdelete.net hakkında.
Şirket içerisinde çalıştığım 1 aylık süreç içerisinde, ne istediğini bilmeden sürekli farklı farklı farklı isteklerde bulunmuş. Bu süreç içerisinde anlaşmamız dahilin de olmayan işleri istemiş ve maaşımı ödeyemeyeceğini anladığında ay sonu kusura bakma demiş bir insandır.
Kendisi telefonda açık net bir şekilde isteklerinin gerçekleşmeyişinin sebebini anlattığımda ise bana küfürlü bir şekilde cevaplar vermiş ve sktr git demiştir. Shiftdelete'in kadrosu içerisinde ki kişilerin bu durumla hiç alakası yoktur. Kendilerini severim. Fakat sayın Hakkı Alkan madem ki ben size hiç bir iş yapmadım. Neden artık çalamayız dediğiniz gün dosyadaki yapılmış tüm projeleri sildirmeye ihtiyac hissettiniz ? Bunu bana belirtirmisiniz ?
Siz kişilik olarak varoş mahalle serserileri gibi insanlara sürekli olarak. "siktir git, amcık" gibi küfürler mi edersiniz ?
Siz nasıl bir patronsunuz ki elemanlarınızın maaşını ödeyemecek durumdayken bir elemanınızı 3000 liralık kursa gönderebiliyorsunuz.
Beni beklettiğiniz süreç 2-3 ayı aşkın bir süreç. Bana ayın geçtiğimiz ayın 20 sinde ödeyeceğim diyip sonradan bu davranışınız nedendir ?
Benim geçmişimde yaptığım işler ortada şu an ki iş hayatımda ki pozisyonum ortada dır. Bilgi seviyem ortadadır.
Birazcık, delikanlı olun... 1 ay boyunca beni tuttunuz. Gerçekten işi bilen insanlar var etrafınızda onlara Murat'a ne kadar vereceğiz. Dediğinizde size "hepsini tabiki" şeklinde yanıt vermiş insanlar...
Biraz delikanlı olun sözünüzün eri olun. borcunuz olan 1150 lirayı ödeyin, bulunduğunuz konumda hakkını verin biraz ağzınızı toplayın.
Kişinin kendisine direkt telefon açtığımda küfürlü ve saygısızca bir uslupta bulunması bu tarz bir yaklaşımda bulunmama sebeb olmuştur.
Zend Framework’te orWhere şartını gruplamak.
Tarih ve Tekerrür
Dün gece işlerimizin yoğunluğundan dolayı şirketteydim. Sabah uyandığımda çayımı içerken bir yandan da Atatürk Araştırma Merkezi'ne ait web sitesini inceliyordum. Web Sitesinde Ata'mın belirli açıklamaları, demeçleri, video ve fotoğraf görüntlüleri yer almakta.
Biraz inceledikten sonra Vicdani Görevlerimden Biri adında bir yazı gördüm bu yazı zamanında işlenmiş bir cinayeti ve Atamın bu konu hakkında yaptığı araştırmanın sonucu Atamın kendi ağzından kaleme dökülmüş. Bana açıklamada bulunalar gerçekten çok tanıdık geldi.
Yazıyı burada sizinle paylaşıp benzerliği size bırakıyorum.
Efendiler, Yahya Kaptan'ın öldürüldüğüne şüphe kalmamıştı. Bu gerçek bilindikten sonra, onu öldürmüş olan hükûmetin, kanunî kovuşturmaya başlamış olması, cinayeti işleyenlerin meydana çıkamayacağına delil değil miydi? Fakat Efendiler; zaman, her şeyin, her gerçeğin, tarih önünde samimî olarak incelenmesine imkân hazırlar.
Saygıdeğer Efendiler, hükûmeti ve İstanbul'daki teşkilâtımızın başkanlarını böyle çirkin bir cinayetin işlenmesinde vasıta olmaya yönelten sebep ve etkenlerin incelenmesinin, gerçekten ibret verici sonuçlar getireceğine inandığım içindir ki, ilk bakışta önemsiz gibi görülebilecek bir olayı delillere ve belgelere dayandırarak açıkladım.
Bu açıklamamla, milletin gözünde, gerçeği açıkça ortaya koyabilecek bir ortamın doğmasına yardım edebildiysem, vicdanî görevlerimden birini yapmış olduğuma inanacak ve gönül huzuru duyacağım.
Efendiler, bu olayı incelerken iki noktayı gözönünde bulundurmak yararlı olur. O noktalarda:
Birincisi: Sait Molla'nın üyesi bulunduğu gizli örgüt ve Gebze, Kartal bölgelerinde bu örgüte bağlı şahsî çetelerin oynadığı rol ile, bu rolü bizim adamlarımıza yüklemekte ve vatansever geçinen kimseleri aldatıp kandırmada gösterilen ustalık ve başarı.
İkincisi: İstanbul teşkilâtımızın başkanlarıdır ki, bunlar, bizim yani Hey'et-i Temsiliye'nin emrinde ve onun verdiği direktif ve bilgilere göre hareketle yükümlü bulunuyorlardı.
Bunların, bu yükümlülüğü ancak samimî olarak yerine getirdikleri takdirde, asıl hedefe doğru yanılmadan yürümenin mümkün olabileceğini de kabul etmeleri gerekirdi.
Oysa, bu kimseler, kendi akıl ve tedbirlerini, Hey'et-i Temsiliye'nin uyarılarına rağmen yüksek görmekten geri durmamışlar ve hareket serbestliklerine engel olunmasını bir haysiyet meselesi yaparak sinirlenmişler ve bu sakat duygunun etkisiyle, aldatılmaya kadar varmışlardır (Belge: 212).
Şimdi Efendiler, vicdan ve şefkat sahibi olanların yüreklerini gerçekten kan ağlatan bir telgrafı daha merhametli gözlerinizin önüne sererek bu konu ile ilgili açıklamalarıma son vereceğim:
4960 İstanbul, 14.1.1920Ankara'da Kuva-yı Milliye Başkanı
Mustafa Kemal Paşa Hazretleri'ne,Eşim Yahya Kaptan, sırf yüksek şahsiyetinizle olan ilgisi dolayısıyla ve kanun karşısında suçlu olmaksızın teslim olduğu halde, Gebze Jandarma Yüzbaşısı Nail ve Üsteğmen Abdurrahman Efendiler tarafından alçakçasına şehit edildi.
Bütün Tavşancıl halkı olayın tanığıdır. Hakkın yerini bulması için Adliye ve Dahiliye Nezaretlerine başvuruldu. İki tane yetimle perişan bir durumdayız.
Bu konuda yüksek teşebbüs ve yardımlarınızı bekliyoruz, emir sizindir.
Karagümrük'te Keçeciler'deKarabaş Mahallesinde 19 numarada Yahya Kaptan
eşi Şevket Hanım
Flesh for bones
I’m sitting here frozen in this bed I made
Considering the weight of the bricks I laid now that I’m through
One by one sealed every crack that I could slip between to find my way back
Find my way back home to you
And I’m burning all my bridges
with these matches I light
To illuminate my path to what is right
And even if it’s true what they say
that you can’t go back home
once you’ve cast it away
I would still have left tonight
You know baby I would be with you if I could
To trade my flesh for your bones
I would, I would, I would, I would, I would…
I carry with me on my way
All the ghosts of all the love
that I let slip away
The heavy weight of promises made
That if I could exonerate
I might just lift off today
And I’m burning all my bridges
with these matches I light
To illuminate my path to what is right
And even if it’s true what they say
that you can’t go back home
once you’ve cast it away
I would still have left tonight
You know baby I would be with you if I could
To trade my flesh for your bones
I would, I would, I would, I would, I would…
I chased your memory from my mind
But every song I write is just a wish to find you, near or far
Through all the tears and all the time
That I been running blind
I still ain’t got to where you are
And I’m burning all my bridges
with these matches I light
To illuminate my path to what is right
And even if it’s true what they say
that you can’t go back home
once you’ve cast it away
I would still have left tonight
You know baby I would be with you if I could
To trade my flesh for your bones
I would, I would, I would, I would, I would…