Why Not ? a deep breath and let yourself fall out of life

4Nis/100

nasıl görebilir sin ki ?

[true or false]  -  everyone goes.. we stay.. as always ... my friend... (20:50):
Bağlı, belki de kendi kendini bağlıyorsun ?
olamaz mı ?
Özgürlük nasıl bir şeydir ki ?
[true or false]  -  everyone goes.. we stay.. as always ... my friend... (20:50):
Yaşarken ölü olmak gibi bir şey midir ? Özgür olamamak ?
[true or false]  -  everyone goes.. we stay.. as always ... my friend... (20:50):
Ölümdür belki özgür olmak, yaşamak ise ölü olmak.
[true or false]  -  everyone goes.. we stay.. as always ... my friend... (20:52):
O yüzden seçimlerin de dikkatli ol.
belki de tabutunun içerisindesin şu an ama nefes alıyorsun.
[true or false]  -  everyone goes.. we stay.. as always ... my friend... (20:53):
belki de uzağa baktığın için önünü göremiyorsun ?
[true or false]  -  everyone goes.. we stay.. as always ... my friend... (20:54):
Önündeki engelleri uzağa bakıp onu arzulayarak nasıl görebilir sin ki ?
Bir tabutun içerisindeyken nasıl önünüzü görebilirsiniz ki ?
4Nis/102

Ölüm, sen ne güzel şeysin…

Bir çok insanın aksine beni heyecanlandıran, merakla beklediğim bir şey ölüm. İnsanların iki yüzlüğü ve duygusallıklarından dolayı yaptıkları hatalardan dolayı sıkıldığım bu güzel yaşamda... Herhalde yaşamayı beklediğim en güzel şey olsa gerek. Sonsuz dipsiz karanlık bir bir çukur içerisinde sessizce sürekli süzülmek.

Sessizlik, otobüs ve arabaların gürültüsü yok, kuşların, köpek havlaması veya kedi miyavlaması... Televizyondan gelen gürültü, müzik yok... Gitar, davul, veya cello, o güzel keman sesi yok. Hiç bir şey yok sadece sessizlik var. Duygular yok... Hisler yok...  Hiç bir şeyin olmadığı bir hayat...

Çok sevdiğim bir şarkının son mısralarından

Behold the pain and sorrow of the world,
dream of a place away from this nightmare.
Give us love and unity, under the heart of night.
O Death, come near us, and give us life!

I this world of pain I am better of dead!
Give me love, or give me... death!

O Death, come near me!
I have summoned you!

o kadar güzel anlatmış ki... O kadar güzel söylenmiş ki