nasıl görebilir sin ki ?
Ölüm, sen ne güzel şeysin…
Bir çok insanın aksine beni heyecanlandıran, merakla beklediğim bir şey ölüm. İnsanların iki yüzlüğü ve duygusallıklarından dolayı yaptıkları hatalardan dolayı sıkıldığım bu güzel yaşamda... Herhalde yaşamayı beklediğim en güzel şey olsa gerek. Sonsuz dipsiz karanlık bir bir çukur içerisinde sessizce sürekli süzülmek.
Sessizlik, otobüs ve arabaların gürültüsü yok, kuşların, köpek havlaması veya kedi miyavlaması... Televizyondan gelen gürültü, müzik yok... Gitar, davul, veya cello, o güzel keman sesi yok. Hiç bir şey yok sadece sessizlik var. Duygular yok... Hisler yok... Hiç bir şeyin olmadığı bir hayat...
Çok sevdiğim bir şarkının son mısralarından
Behold the pain and sorrow of the world,
dream of a place away from this nightmare.
Give us love and unity, under the heart of night.
O Death, come near us, and give us life!
I this world of pain I am better of dead!
Give me love, or give me... death!
O Death, come near me!
I have summoned you!
o kadar güzel anlatmış ki... O kadar güzel söylenmiş ki